Binlerce yıl önce B.Menderes Irmağının suladığı bereketli ovalar üzerine kurulmuş Aydın doğanın kültürle kucaklaştığı ve Türkiye’de turizmin başladığı ilk illerden biridir. Aydın, eşsiz nitelikteki antik çağın kent ve tapınakları ile muhteşem doğal güzelliklere sahiptir. Kent coğrafi konumundan ötürü çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve her bir uygarlık bölgede kendi izlerini bırakmıştır. Antik çağın Afrodisias, Milet, Alinda, Didyma, Nysa, Priene, Magnesia gibi önde gelen kentlerinde doğa filozofları Thales, Anaksimender ve Anaksimenes’i, tarihçi ve coğrafyacı Hekatais’u, şehir plancısı ve mimar Hippodamos ile İsidoros’u yetiştirmiş olan Aydın; Kuşadası ve Didim gibi sahil ilçeleriyle turizm açısından Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biridir.
Günümüzde yüz binlerce turist ilimizi ziyaret etmekte, antik çağ kentlerinde geçmişin izleriyle buluşmakta, eşsiz flora ve faunasıyla doğayı olabildiğince gözlemlemektedir.
Coğrafi konumu nedeniyle ilk çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olan Aydın'ın kuzeyinde İzmir ve Manisa, doğusunda Denizli, Güneyinde Muğla yer alır. Batı sınırları ise Ege Denizi kıyıları çizer. İlin denizden yüksekliği 40 metredir.
Akdeniz ikliminin etkisindedir. Bu iklim şartları ve topografik yapı Aydın ve çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun (maki ve orman) gelişmesine neden olmuştur. Bunun yanında zeytin, incir, turunçgiller, kestane vb. kırsal kesimde ise çam ve benzeri türler mevcuttur.
En yağışlı mevsim kıştır. Yaz mevsiminde yok denecek kadar az yağış almaktadır. Kar yağışı ender görünür. Aydın, özellikle batıdan gelen hava akınlarına açıktır. Rüzgar yönü daha çok doğu - güneydoğusudur. Bunu güneybatı (lodos) ve batı rüzgarları izler.
Araştırmacıların Ege ve Orta Anadolu’da yaptıkları incelemelerde, Aydın’ın ilk tarihi bilgilerine Hitit kaynaklarında rastladığı açıklanmaktadır. Hitit kaynaklarına göre, batıda “Seha” adında bir ırmaktan ve onun suladığı bir vadiden söz edilmektedir. Bu, hiç kuşkusuz Büyük Menderes’tir. Seha’nın kuzeyindeki topraklara ise “Lukka” ülkesi diyordu. Hitit kaynaklarına dayanarak Apasa’nın Efes, Milavanda’nın Milet, Pariyana’nın Prien, İlyalanda’nın Alinda, ve Waliwanda’nın Alabanda olduğunu biliniyor. Daha sonraları Ege kıyalarına gerek deniz yoluyla, gerekse doğudan ve kuzeyden gelen kavimlerin bu yöreyi istila etmesi sonucu yörede değişik uygarlıklar gelişir.
İ.Ö. 8. ve 7.yüzyıllarda Batı Anadolu’ya Trakya’dan göç eden Kuzey kavimleri, iç Batı Anadolu ve Menderes Vadisine kadar yayılır. Nysa ve Magnesia gibi kentlerin bu kavimler tarafından kuruldukları ve daha önceki adı Atria olan Aydın’ı da onardıkları bilinmektedir. M.Ö. 400’de Spartalılar Aydın ve çevresini Perslerden almaya çalıştılar fakat başaramazlar. M.Ö.334’de ise Büyük İskender tarafından alınır ve üs olarak kullanılır. Roma İmparatoru Neron döneminin sonuna kadar “Ceasarec” adıyla anılan Aydın, M.S. 1.yüzyılda “Tralles” adıyla anılmaya başladı.11. yüzyılda Türklerin eline geçen bölge daha sonra Bizanslılar tarafından ele geçirildi. 1280 yılında Menteşe Beyliği tarafından zaptedilen kent daha sonra Aydınoğlu Beyliği tarafından ele geçirilir ve kentin adı “Aydın Güzelhisar” olur.Daha sonra bu ad “Aydın” şekline dönüşür.
1425 yılında II. Murat tarafından Osmanlı topraklarına katılan kent Anadolu eyaletine bağlı bir sancak olur. Batı Anadolu’nun önemli bir kültür merkezi olan Aydın 16.yüzyıl sonlarında bir çok ayaklanmalara sahne olur. II.Mahmut döneminde Müşirlik, Tanzimat’tan sonra eyalet, 1867’de ise vilayet olur. Anadolu’nun ilk demiryolu Aydın-İzmir arasında yapılıp işletmeye açılır. 27 Mayıs 1919’ta Yunanlılar tarafından işgal edilir, 30 Haziran 1919’da geriye alınan kent tekrar işgal edilir. Kent 7 Eylül 1922 yılında işgalcilerden kurtarılır.
Büyük Menderes havzasının güneyinde Akçay'ın suladığı ovanın yanında yükselen Madran dağı eteklerindeki iki tepe üzerine kurulmuştur. Aydın'a 76 km. uzaklıktaki ilçenin ekonomisi tarıma dayalıdır.
Bazı kaynaklara göre Bozdoğan’ın 13.yy sonlarında kurulduğu ifade edilmekle birlikte, yöredeki tarihsel yapı kalıntıları ve buluntular çok eski çağlara aittir. Daha sonraki Roma, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin izlerini taşıyan eserler de vardır. Koyuncular köyü yakınında bulunan Neopolis, Kavaklı köyü yakınındaki Bargasa yerleşmeleriyle Körteke kalesi, Örtülü ve Konaklı köylerindeki Sarnıçlar ve Kemer Köprüsü bunların başlıca örnekleridir. Kemer Barajı gölü çevresi, Mardan dağı gibi birçok doğal güzelliklere sahiptir. Mardan dağı eteklerinden çıkan memba suyu ünlüdür. Serin yaylaları, bol suları ile yeşil turizme açık yöre, her yana serpilmiş çeşitli kültür eserleri ile gezilip görülmesi gereken bir yerdir. Ekonomi tamamen tarıma dayalıdır. Başta zeytin, incir, üzüm, pamuk, kendir olmak üzere her çeşit meyve ve sebze yetiştirilir.
İlçede Büyük Menderes ırmağının kolu olan Akçay üzerinde bulunan Kemer Baraj Köprüsü, Bozdoğan-Akhisar köyü sınırları içinde Akçay suyu üzerinde tek gözlü olarak inşa edilmiş olan Kemer köprüsü, Bozdoğan-Altıntaş yolu üzerinde Armutalan Köprüsü, Körteke kalesi ile Piginda antik kenti bulunmaktadır.
Aydın il merkezinin 86 km. doğusunda İzmir-Denizli karayolu üzerindedir. Anayol üzerinde bulunması ticaret ve sanayileşme hareketlerinde gelişme sağlamaktadır.
Buharkent 1902 yılında, modern bir planlamayla ve Burhaniye adıyla kurulmuştur. Bağımsızlık Savaşı’nda işgalci düşmana ilk kurşunun atıldığı yer olan Çubukdağ’a izafeten Çubukdağ olarak da anılmaktadır.
İlçede Kızıldere kaplıcaları bulunmakta olup, ekonomisi tarıma dayalıdır. Tarım içinde büyük payı olan sulu tarım, sulama kanalı yapılmadan önce, ancak Menderes akarsuyunun hemen kıyılarında yapılabiliyordu. O dönemin en belirgin özelliği incir bahçelerinin çokluğuydu.
Yapımına 1995 yılında başlanan DSİ sulama kanalından 1960 yılında su verilmeye başlanmasıyla, ekonomik canlılık buna paralel olarak artmıştır. Yalnızca akarsu kenarında yapılabilen tarım geniş alanlara taşınma imkanı bulmuştur.
Büyük Menderes Havzasının güneyinde, Çine Çayının suladığı yeşil alanlara bakan Mardan dağının güneybatı eteklerinde kurulmuştur. Aydın il merkezine 38 km. uzaklıktadır. Çine, Antik Karya ve İonya bölgelerini birbirine bağlayan geçit üzerinde olması nedeniyle Aydın'ın eski ve önemli yerleşim yerlerinden biridir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve gelişme dönemlerinde Muğla Livası’na bağlı olan Çine, Tanzimat’tan sonra Muğla’dan ayrılarak Aydın’a bağlandı. Bu dönemlerde, günümüzdeki ilçe merkezi olan Çine, Kıroba adlı küçük bir köydü. II. Abdülhamid zamanında Filibe, Çırpan, Zara yerlilerinden kalabalık bir göçmen grubunun bölgeye yerleşmesi nedeniyle Kıroba’nın adı Hamidabad oldu.
Ekonomisi tarım, ormancılık ve hayvancılığa dayanmaktadır. Tütün, pamuk, zeytin ve yer fıstığı yetiştirilir. Sanayii, çırçır, zeytinyağı gibi tarıma dayalı işletmelerin yanında, maden işletmelerinden oluşmaktadır. Seramik sanayinin ana girdisi olan maden rezervleri ve bunları işleyen fabrikalar ilçe ekonomisinin önemli bir dalını oluşturur.
EKONOMİK DURUM
A-Tarım (Bitkisel Üretim)
B.Menderes Irmağının suladığı bereketli ovalar üzerinde 8007 km2’lik alanda kurulu olan İlimiz, sahip olduğu toprak ve su kaynaklarının zenginliği ile Akdeniz İklimi sayesinde her türlü bitkisel üretimin yapılması gibi önemli bir tarım potansiyeline sahiptir. İl topraklarının %49,3'ünü oluşturan 395,494 hektar alanda tarımsal üretim yapılır. Geriye kalan arazilerin 298,000 hektarı orman, 47,466 hektarı çayır-mera, 14,271 hektarı göl-bataklık, 45,469 hektarı tarım dışı arazilerdir.
Sulanabilir nitelikteki 252.486 hektar alanın %68'lik kısmı olan 173.173 hektarında sulu tarım yapılır. Üretimde küçük ve orta boy işletmelerin ağırlığı görülür.
Tarımın hemen her dalında faaliyet gösterilir. Sanayi bitkilerinin yanı sıra tarla, bağ ve bahçe ürünleri yetiştiren işletmeler fazladır. İlin en çok katma değer yaratan bitkisel ürünleri pamuk, zeytin, incir ve kestanedir. İlimiz, zeytin, incir, kestane üretiminde Türkiye genelinde 1. sırada, pamuk üretiminde Şanlıurfa’dan sonra 2.sırada yer almaktadır.
Aydın ilinin sahip olduğu 395.494 hektarlık tarım arazisi içinde 199.500 ha ve %50 pay ile zeytin ve meyvelikler en geniş alanı kaplar. Bunu 109.361 hektar ve %28 payla sanayi bitkileri, 41.032 hektar ve %10 pay ile hububat, 13.100 hektar ve %4 pay ile sebze bahçeleri ekilişi izler.
Aydın İli toprak, iklim, topoğrafik yapı ve ekolojik özellikleri ile polikültür tarıma elverişlidir. Tarımın her kolunda yetiştiriciliğin yapılabildiği güçlü bir potansiyele sahiptir. 959.257 olan genel nüfusun % 48’i köylüdür. Şehirde yaşayan nüfusun bir kısmının da tarımla uğraştığı göz önüne alındığında, toplam nüfusun % 55’i geçimini tarımdan sağlamaktadır. Ekonomik hayatın temelini oluşturan tarımın ağırlığı İlde, sanayi ve ticaret sektöründe de yoğun olarak hissedilir. Sanayi tesislerinin üretiminin % 90’ı doğrudan veya dolaylı olarak tarıma dayalıdır.
İlimizin ülkemiz tarımsal üretimindeki payı, % 3.5 civarındadır. 2003 yılında, İlimizde tarımsal gayri safi gelir yaklaşık 1,145 Katrilyon TL. olarak gerçekleşmiştir. Tarım sektörü içinde, bitkisel üretim, hayvancılık, balıkçılık önemli alt sektörlerdir. Bitkisel üretimde en önemli ürünler, pamuk, incir, zeytin, kestane ve narenciyedir. İlimiz son yıllarda hayvancılık alanında da atılım içine girmiştir. Buharkent İlçemiz tavukçuluk, Çine İlçemiz ise, besicilik yönünden önemli merkezler olmuşlardır.
-Pamuk: Aydın pamuk üretimi yönüyle GAP kapsamında bulunan illerin oluşturduğu bölgeden sonra yer alır. Bugün İlimizde 30.000’in üzerinde çiftçi ailesinin geçim kaynağı olan pamuk üretimi 2004 yılında 67 638 hektarda 247.000 ton olarak gerekleşerek en fazla katma değer yaratan sektör olma konumunu sürdürmüştür.Pamuk ile ilgili iplik, tekstil, yağ ve yem gibi sanayilerin İlimizde yeterince gelişmemiş olması pamuğun İl ekonomisine yeterince katkı sağlayamamasına neden olmuştur. Kütlü olarak il dışına çıkan pamuk; küspe, yağ ve yem olarak geriye dönmektedir. Bu konularda yapılacak yatırımlar İlimizde tekstil, yağ ve yem sanayinin dolayısıyla hayvancılığın gelişmesini ve işgücü istihdamının artmasını sağlayacaktır.
-İncir: Türkiye, dünyanın en önemli taze incir üretici ülkesi olmasının verdiği bir avantajla, kuru incir üretiminde ve ihracatında da lider ülke konumundadır. Ülkemiz, dünya taze incir üretimi ile kuru incir üretiminin yarısından fazlasını karşılamaktadır.
Ülkemizin ihraç ettiği incirin %65’i Aydın’da üretilir. Aydın, kaliteli incir üretimi ve kapasite üstünlüğü ile Türkiye incir üretiminde ilk sırada yer alır. Türkiye’nin incir merkezi olan Aydın İl sınırları içerisinde 258 yerleşim biriminde incir tarımı yapılmaktadır. Aydın’da 6,4 milyon adet incir ağacı bulunmaktadır. Bu ağaçlardan elde edilen taze incir miktarı yılda ortalama 140-170 bin ton arasında değişmekte ve bu miktarın yaklaşık %90’ı kuru incir olarak işlenmektedir. Aydın’ımız ile özdeşleşen kuru incirimiz dünya çapında üne sahiptir. İlimiz, ülkemizde kuru incir üretim ve ihracatında 1’nci durumdadır. Kuru incirde İl olarak 45.000 ton civarında yıllık üretim, 20.000 ton civarında değişen yıllık ihracatımız vardır. Aydın’ın bu rakamlar içindeki payı 2003 yılında 189.147 ton yaş incir üretimi gerçekleşmiş olup, 2003 yılı içinde ise, ilimizden 19.747 ton kuru incir, 3.220 ton da incir ezmesi ve 65 ton endüstriyel kuru incir ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2004 yılında 186 000 ton yaş incir üretilmiştir. Kurutmalık incirin ticari anlamda yetiştiriciliği tümüyle Aydın dağlarının her iki yöndeki yamaçları ile kır-taban ve taban arazilerde yapılmaktadır. Bu bölgelerimizin ekolojik koşulları, özellikle meyvenin olgunlaşma dönemindeki sıcaklık, nem ve rüzgar durumu kaliteyi olumlu yönde etkilemektedir.
-Zeytin: İlimizin ikinci önemli ürünü zeytindir. Binlerce insanın geçim kaynağı olan zeytin ve zeytinyağı Akdeniz mutfağının ve insan sağlığının vazgeçilmez zenginlikleridir.Türkiye zeytin ağacı sayısının %23’ünü oluşturan 20.109.827 adet zeytin ağacı varlığımızdan yaklaşık 400 000 ton zeytin 2004 yılında üretilmiştir. Bilindiği gibi zeytinde“var yılı, yok yılı” (periyozite) olayı nedeni ile bir yıl fazla, bir yıl az ürün alınmaktadır. Zeytin üretiminin bir yıl fazla bir yıl az gerçekleşmesi olarak adlandırılmaktadır. Zeytin üretiminde her yıl ürün elde etmek için geleneksel hasat yöntemine alternatif olabilecek mekanik hasat tekniklerin kullanılması İl’de amaçlanmıştır. Mekanik hasat yöntemlerinin daha elverişli kullanılabilmesi amacıyla uygun ağaç formlarının elde edilmesi ve makine üretiminin teşvik edilerek, üreticiye düşük maliyetle makine temininin sağlanması gerekmektedir.Ayrıca, İl ekonomisinde önemli bir yer tutan ve 144.543 hektarda yapılan zeytin üretiminde istikrarlı bir ürün elde etmek için bakım, budama, ilaçlama çalışmaları yapılmaktadır.
-Kestane: İlimizde kestane yetiştiriciliği ekolojik şartların elverişliliğine rağmen dağlık bölgelerde ve yaylalarda, özellikle kuzeye bakan yamaçlarda oldukça yaygındır. İlimiz, kestane üretiminde de ülkemizde 1’nci sırada yer almaktadır. 2003 yılı içinde 13.138 ton üretim gerçekleştirilmiştir. Bu kestanenin işlenebilmesi, kestane şekeri ve bunun değerlendirilebilmesi için gereken sanayisi ilimizde mevcut değildir. Kestane Aydın’da yetişmekte, Bursa’da kestane şekeri haline gelmektedir. Böyle bir tarımsal sanayinin ilimizde yaygınlaşması, üreticilerimiz açısından oldukça karlı hale gelecektir.2003 Yılında İlimizden 929 ton kestane ihracatı yapılmıştır. 2004 yılı üretimi ise 546 000 adet ağaçtan 15 900 tondur.
-Ceviz: Ceviz meyvesinde dünya üretiminde %10 pay ile 4.sırada yer alan ülkemizde 120.000 tonun üzerinde üretim sağlanmaktadır. İlimizde, 2004 yılında 111 000 ağaçtan 3 500 ton üretim sağlandığını görmekteyiz.
Tarımsal üretimde ilin diğer kaynakları sebze ve meyve üretimidir. Meyve ve sebzeler gerek tarım bahçelerinde gerekse seralarda örtü altında yetiştirilerek dünyanın dört bir yanına ihraç edilir.
-Hayvancılık: Kırsal ekonomik yapının önemli ve ayrılmaz bir parçası olan hayvancılık sektörü, ülke kalkınmasında olduğu gibi bölge ve il bazında da önemli iktisadi fonksiyonlar yüklenmiştir. Bunlar sanayi sektörüne girdi sağlama, kırsal alandan göçü önleme, sektör içinde ve diğer sektörlerde yeni istihdam sahası yaratma şeklinde sıralanabilir.
Aydın'da tarımsal işletme olarak adlandırdığımız hane halkının %85'i bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmakta, yalnız hayvansal üretimde ihtisaslaşmış hane halkı sayısı %15'lik bir kısmı teşkil etmektedir.Polikültür üretim yapısının ağırlıklı olduğu İlimizde hayvansal üretimde ihtisaslaşma düzeyi ve hayvan varlığı ekonomik kalkınmayı başarmak için önemli bir potansiyel olarak karşımıza çıkmaktadır.
Aydın ilinde toplam tarım üretimi içindeki payı %24'e yükselen hayvancılık sektöründe büyükbaş hayvan varlığına baktığımızda sayının 204 063’e ulaştığı görülür. Bu hayvan varlığının 59 581’i kültür, 87 498’sı melez, 56 984 yerli ırklar oluşturur. Koyun ve Kıl keçisi olarak 193 862 mevcut vardır.
2004 yılında küçük ve büyükbaş hayvan varlığından 6 583 ton et elde edilmiştir.
Süt üretiminde ise; pazarda satılan veya il dışına çıkan süt miktarı belli olmadığı ve tüm hayvanlar kayıt altına alınmadığı için süt üretiminin kesin miktarı belli değildir. Konu uzmanlarının, sağmal hayvan sayılarını, bu hayvanların günlük süt üretimlerini ve laktasyon sürelerini göz önüne alarak yaptıkları hesaplara göre 2004 yılında büyük ve küçükbaş hayvan varlığından yaklaşık 376 bin ton süt üretilmiştir.
Sonuç olarak, bütün bu olgular şunu göstermektedir ki; Aydın İlinde tarım-sanayi-ihracat bir birini tamamlayıcı sektörlerdir. Tarımı kalkındırmak, çiftçi gelirlerinin artmasını sağlayacağı gibi, tarımsal sanayinin ve ihracatın gelişmesine de etki yapacaktır. Tarımı ihmal etmek ise, sanayi ve ihracata olumsuz etki yapacaktır.
B-SANAYİ VE TİCARET
Ekonomik potansiyeli oldukça yüksek olan Aydın; coğrafi konumunun sağladığı ulaşım avantajı, hammadde kaynaklarına yakınlığı, organize sanayi bölgeleri, nüfusun genç ve nitelikli oluşu gibi nedenlerle turizm, tarım ve hizmet sektörleri ile sanayileşme bakımından gelişen ve yükselen bir konumdadır.
a- İl’de Ticari Ve Sanayi Örgütlenmeler
İlimizde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa tabi 912 adet Konut Yapı Kooperatifi, 46 adet Tarım Satış Kooperatifi ve diğerleri ile birlikte 2094 kooperatif; 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununa tabi 741 Anonim Şirket, 4793 adet Limited şirket, 5590 sayılı Odalar ve Borsalar Kanununa tabi 5 adet Ticaret Odası, 1 adet Sanayi Odası, 3 adet Ticaret Borsası; 507 Sayılı Kanunun değişik 3741 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununa tabi 105 Oda mevcuttur.
b- Organize Sanayi Bölgeleri
-Aydın (Umurlu) Organize Sanayi Bölgesi
Aydın Organize Sanayi Bölgesi 15.07.1976 tarih ve 7/12207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulmuş olup, kamulaştırma çalışmaları 30.01.1996 tarihinde tamamlanmıştır. Aydın - Denizli asfaltı 11. Km.’de 1050 dekar olan alandan yollar ve yeşil alanlar çıktıktan sonra geri kalan 820 dekar alana sahip olup, parsellerin tamamı 5000-10 000 m2’lik alanlara sahip 119 parselin tamamı sanayicilere tahsis edilmiştir.
Sanayi Bölgemizde halihazırda 34 firma üretim halinde, 18 adedi inşa halinde, 9 adedi ise proje aşamasındadır. Bölgede genelde tekstil, gıda ve madencilik sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar mevcuttur.
-Astim (Aydın Sanayi İşmerkezi Küçük Sanayi Sitesi) Organize Sanayi Bölgesi
ASTİM halihazırda kurulu olup, mevcut alanı 2500 dekar iken Organize Sanayi Bölgesine dönüştürülmesi ile birlikte Bakanlığı’n da uygun görmesiyle toplam alanı 7500 dekara yükseltilmiştir. 101 parselin bulunduğu bölgede 63 adet firma üretim halinde, 6 inşa halinde, 32 adet inşaatı inşaatına başlanılmamış proje vardır. ASTİM’in genişletme çalışmaları sürdürülmektedir.
-Söke Organize Sanayi Bölgesi
Kuruluş çalışmalarına 1996 yılında başlanan, yer tespit çalışmaları tamamlanan, jeolojik ve jeoteknik etüt raporları Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanan toplam 200 hektar alan üzerinde devlet kredi desteği ile ikmali planlanan Söke Organize Sanayi Bölgesinde hazineye ait olan arsalar satın alınmış olup diğer bölgelerde de kamulaştırma çalışmaları başlatılmıştır.
Bugüne kadar üyelerden sağlanan aidatlar ve krediler ile yürütülen kamulaştırma çalışmalarının süratlendirilerek tamamlanması ve alt yapı çalışmalarının bitirilebilmesi için yeterli ödeneğin tahsisine ihtiyaç duyulmaktadır. Verimli tarım arazilerinin, narenciye bahçeleri ve zeytinliklerin bozularak sanayi alanlarına dönüşmesiyle oluşan çarpık yapılaşmayı önleyecek Organize Sanayi Bölgesinin bir an önce hizmete sunulması İlimiz için önem arz etmektedir.
-Nazilli Organize Sanayi Bölgesi
Kuruluş çalışmalarına 1996 yılında başlanan, yer tespit çalışmaları tamamlanan, jeolojik ve Jeoteknik etüt raporları Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanan, 150 hektar alan üzerinde devlet kredi desteği ile ikmali planlanan Nazilli Organize Sanayi Bölgesi sanayi yapılaşması yönünden İlimizin büyük bir bölümüne cevap verecektir.
Bugüne kadar üyelerden sağlanan aidatlar ve krediler ile 75 hektar kamulaştırılmıştır. Kalan bölümlerin kamulaştırılması ve alt yapı çalışmalarının tamamlanabilmesi için yeterli ödeneğin sağlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Verimli tarım arazilerinin, narenciye bahçeleri ve zeytinliklerin bozularak sanayi alanlarına dönüşmesiyle oluşan çarpık yapılaşmayı önleyecek Organize Sanayi Bölgesinin bir an önce hizmete sunulması İlimiz için önem arz etmektedir.
-Kurulma Aşamasındaki Organize Sanayi Bölgeleri
Kurulma aşamasında olan dört adet (Ortaklar, Çine, Buharkent Organize Sanayi Bölgeleri ile Köşk Ege Sera İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) Organize Sanayi Bölgesinde kamulaştırma ve alt yapı çalışmaları yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlatılamamıştır. Yatırım programında etüt proje olarak yer alan bu Organize Sanayi Bölgelerinin kredili Organize Sanayi Bölgeleri statüsüne alınarak kamulaştırma ve alt yapı çalışmalarının bir an önce tamamlanması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca sağlanacak kredilerle desteklenmesi gereklidir.
c-Diğer Gelir Kaynakları
Dünyanın klasik enerji kaynaklarının kısıtlı oluşuna rağmen, nüfus ve sanayileşmedeki artışın bir sonucu olarak enerjiye olan talep de sürekli artmaktadır. Bu anlayışla tarım, turizm ve sanayi sektöründe kullanılmak üzere jeotermal ve rüzgar enerjisi gibi alternatif enerji kaynakları araştırılmaktadır.
-Jeotermal Enerji
Aydın'ın en önemli yer altı zenginliği jeotermal enerji kaynaklarıdır. Birçok yöremizde olmakla birlikte özellikle Germencik-Ömerbeyli jeotermal sahası 230°C ile Türkiye'de en yüksek sıcaklığa sahip jeotermal enerji sahasıdır. Ayrıca potansiyel bakımından da ülkemizin en zengin jeotermal alanıdır.
Jeotermal kaynaklar kent ısıtması ve soğutması için uygun yatırım alanlarıdır. Bu alanların değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.
-Rüzgar Enerjisi
Temiz, yenilenebilir, ucuz ve çevre dostu diğer enerji kaynaklarından birisi de rüzgar enerjisidir. Yapılan ölçümler sonucu Söke ve Didim İlçelerindeki rüzgar hızının, rüzgar enerjisi uygulamaları için uygun olduğu tespit edilmiştir.
-Doğalgaz
Doğalgazın ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla etüt Projesi 1999-2000 yıllarında yapılan Güney İletim Hattı güzergahında yer alan İllerimizin (Konya-Isparta-Denizli-Aydın-İzmir) doğalgaza kavuşturulması için Konya-İzmir Doğalgaz İletim Hattı kapsamında Aydın İline doğalgaz verilmesi planlanmıştır.
Doğalgazın sanayide ve kent ısıtmasında kullanılmasıyla birlikte İlimizde son yıllarda kış aylarında gözlenen hava kirliliği önlenecek, sanayi sektöründe doğalgazdan kaynaklanan rekabet imkanları eşit koşullarda sağlanmış olacaktır. Bu nedenle projenin hızlandırılarak hizmete sunulması İlimiz açısından önem taşımaktadır.
Diğer Maden Varlıkları
İlin önemli maden varlıkları arasında ise linyit kömürü ve zımpara taşı öncelikli paya sahiptir. Diğer maden varlıklarımız mermer, demir, feldspat, kuvars, kükürt, tuğla-kiremit hammaddesi şeklindedir.
Porselen, vitrifiye seramik hammaddesi olan feldspat, potasyum, sodyum ve kuvarsın il’deki üretimi; ülke toplam üretiminin yaklaşık %95’ini oluşturacak şekilde Çine ve yöresindeki maden rezervlerinden karşılanır. Üretilen madenlerin yaklaşık yıllık 500.000-600.000 tonu iç piyasaya 2.500.000 tonu da dış piyasaya satılarak İl ekonomisine katma değer kazandırmaktadır.
Çimento Sanayinin önemli hammaddesi olan kaolen, kalker ve kil varlığı nedeniyle çimento sanayi gelişmiştir. İlin bazı ilçe ve köylerinde işletilen kireç taşı ve kil ocakları küçük ölçekli olup, temel olarak inşaat malzemeleri sanayine hammadde üretmektedirler. Yine yer altı kaynaklarımızdan olan memba suları, içme suyu olarak şişelenerek tüketiciye sunulmakta, ilimiz sanayisindeki yeri, artan üretimle beraber gelişme göstermektedir. Bu kaynakların geliştirilerek daha modern tesislerin kurulması, istihdam ve ekonomiye katkı sağlanması açısından önem taşımaktadır.